İlkyardım Uygulanabilecek Kazalar
YANIK SICAK ÇARPMASI SUDA BOĞULMA HAYVAN ISIRIĞI YANIK
Doğrudan ateş ya da yüksek ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerl karşılaşma
sonucu yanıklar oluşur. Bu etkenler ateş, elektrik, güneş, sıcak su ya da
yağ, kimyasal maddeler, sıcak metal cisimler olabilir. Yanık cilt, açık yara
gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su kaybeder ve açık yara gibi
mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut yüzeyinin %20'sinden fazlasını etkileyen
yanıklar yaşamsal tehlike doğurur. Yanıklar, ortaya çıkan tahribata göre
derecelendirilir. 1. Derece Yanıklar En çok güneşte fazla kalma nedeniyle
olur. Cildin kızarması ve şiddetli ağrı ile tanınır. Kendiliğinden iyileşip,
cilt normal görünümünü alabilir. Elbisesi tutuşan kişi yere yatıp kendi
etrafında dönmelidir 2. Derece Yanıklar Kızarıklığa ek olarak su dolu
keseciklerin görünmesi ile tanınır. En sık sıcak sıvılar ile olur.Ağrılı ve
ciddi yanıklardır. Su keselerini patlatmak sakıncalıdır. Doğru bakım
yapılmaz ise iz kalır. Mikrop üremesine açıktır. 3. Derece Yanıklar Cildin
tamamı etkilenmiştir. Ağrı azdır. Hayati tehlike yaratacak sıvı kayıpları ve
iltihaplanmalar mümkündür. Yanıklarda ilkyardımcının ilk amacı, yanığa neden
olan madde ya da kaynağın uzaklaştırılmasıdır. Tutuşmuş kazazedenin kaçması
önlenir. Üzerine bir örtü atılarak ya da yuvarlanarak söndürülür. Yanıklı
kazazede soyulurken cilt de soyulabileceğinden elbiseler kesilerek
çıkartılır. Tüm yanıklarda ilk yapılacak işlem, yanık bölgenin ağrı geçene
ve sonra 10 dakika kadar soğuk suda tutulmasıdır. Yaralının üzerinde yüzük,
bilezik, saat, künye varsa çıkarılır. Yanık bölge üzeri ıslak, temiz bir
bezle örtülür. Bu nitelikte malzeme yoksa açık bırakılır. Bilinç açık ise
ağızdan sulu gıdalar ve su verilir. Şoka karşı uygun pozisyonda tutulur.
İkinci ve üçüncü derece yanıklar var ise kişi nakledilir. SICAK ÇARPMASI
Güneşte fazla kalma sonucu ortaya çıkar. Güneş çarpması olarak da bilinir.
Kazazede aşırı terlemektedir ya da terlemiştir. Vücut sıcaklığı 40 derece ya
da üzerinde olabilir. Nabız hızlı, bilinç bulanıktır. Aşırı susuzluk hissi,
halsizlik ve ağrılar vardır. Bilinç kapalı ise; Kazazede gölge, serin bir
yere taşınır. ABC kontrol edilir, serinletilir. Bilinç açık ise Kazazede
serin bir yere taşınır, yarı oturur pozisyon verilir. Su serpme, ıslak havlu
ve hava akımı kullanılarak (yelpaze, vantilatör vb.) serinletilir, su ve
alkolsüz içecekler verilir. Fazla giysileri çıkarılır. SUDA BOĞULMA Havuz ya
da denizde çırpınmakta olan kişiye suda kurtarmaalmamış kişilerin, yüzme
bilseler dahi yaklaşmaması gerekir. Bir tekne ile yaklaşmak mümkün değil
ise, ipe bağlı bir can simidi ya da tahta parçası, çırpınan kişiye yardım
amacı ile atılabilir. Uzun bir sırık ya da ip ile kişiye ulaşmak
denenebilir. Bunlar yapılamıyorsa, çırpınmaların bitmesi beklenir . Tekneye
ya da sahile çıkarılan kazazedenin ABC’si kontrol edilir. Normal solunum ve
dolaşım sağlandıktan sonra bilincin durumuna göre pozisyon verilir. Üzeri
örtülerek nakledilir. HAYVAN ISIRIĞI Bir tahrik olmaksınız saldırarak ısıran
kedi ya da köpeğin kuduz olmasından şüphe edilmelidir. Kuduz mikrobu
ısırılmış bölgeden vücuda girer. Isıran hayvanın gözlem altına alınması
gerekir. Isırılma halinde, ısırık yeri hemen bol su ve sabun ile iyice
yıkanır. Kazazede yürütülmeden nakledilmelidir. Arı Sokması İğnenin girdiği
yerde kızarıklık, ağrı, kaşıntı, şişme olabilir. İğne hala ciltte ise
düzgünce çıkarılır. İğne yerine buz koyarak soğutma yapılır. Alerjisi
olanlar, astımlılar, ağızdan sokulanlar, çok sayıda arı tarafından
sokulanların hemen nakli gerekir. Yılan Sokması Yılan zehirlenmelerinde
ısırık yerinde ağrı, şişlik, morluk, hassasiyet vardır. Sokulan yer hareket
ettirilmeden yıkanır. Isırılan yerin birkaç cm yukarısına boğucu sargı
uygulanır. Isırık yeri 0.5 cm kesilerek ve elle sıvazlanarak zehrin kısmen
çıkması sağlanır. Yaranın emilmesi etkili değildir ve zararlı olabileceği
için uygulanmamalıdır. Isırık yerine buz uygulanabilir. Kişinin yatarak
nakli sağlanır. Akrep Sokması Akrep sokmasında yara yerinde ağrı ve
uyuşukluk olur. Solunum bozulabilir. Sokulan bölge yıkanır, buzla soğutulur,
sokulan kol veya bacakla vücut arasına boğucu sargı uygulanılarak akrep
antiserumu bulunabilecek bir merkeze yatarak nakledilir.
Motorsiklet - Bisiklet Kazaları Hazırlayan: Doç. Dr.
İ. Hamit Hancı, Ahmet Can İşcanlı Klasik bir dize vardır. “Oğlunuzun son yaş
günü için ona bir motosiklet alın”. Bu aslında bir anlamda motosiklet
kazalarını özetler. Motosiklet, görünüşü açısından, tabiatında var olan bir
tehlikeye sahiptir. Otomobil ile yapılan kazalar ufak yaralanmalar ile
sonuçlanabilirken, motosiklet ile yapılan kazaların sonu genellikle ölümdür.
Otomobili içeren kazalarda, bireyin başına gelebilecek en tehlikeli şey,
kişinin arabadan fırlamasıdır. Motosikleti içeren kazalarda ise motosikletin
her zaman onu yöneteni veya yolcusunu fırlatıp atmasıdır. Motosiklet
kazalarından ölenlerin tipik ölüm sebepleri baş veya boyun yaralanmaları
veya bunun daha ileri çeşitleridir. Sık sık ve temelde olanlar geniş ölçüde
kafatası kırıklarıdır. Yaralanmalara, araçtan fırlamayla ve yere veya başka
bir objeye mesela lamba direğine toslama ile oluşur. Eğer birey koruyucu
kask veya giysi giymiyorsa, yerde kaydıkça vücuduna sürtünme yüzünden
aşınmalar meydana gelir. Bu alanda meydana gelen yarılmalar, tipik kanamalar
meydana getirir. Çünkü bu yaralanmalar üstün körüdür ve deriyle sınırlıdır.
Motosikletin arka tarafından düşen yolcularda ise tipik olarak kafanın
arkasında yırtılmalar (laserasyon) beyin ön lob’unda yaralanmalar kafa
kaydesi kırıkları, sırt ve dirsekte sürtünme yüzünde aşınmalar meydana
gelir. Eğer kişi yuvarlanmışsa, yüz bölgesinde aşınmalar meydana gelir.
Motosiklet kaskları, düşük hız kazalarında kafa travma olayını azaltırken,
orta ve yüksek hızlarda kafanın dağılmasını önler. Motosiklet kazalarının en
fazla görülen sebebi ise alkol ve/veya ilaçlar, çevresel faktörler (yağ
sızıntıları, yoldaki tümsekler), dikkatsiz sürüş, araba sürücülerinin
motosikleti görmeme hatalarıdır. Bir çok motosiklet sürücüsünün yollarda
kuleleri ve direkleri desteklemek için bırakılan kablolar veya tellerden
dolayı öne fırladıkları veya kollarının kazaya uğradıkları görülmüştür.
Yaralanmalar, sürücü kablo veya teli görmediği zaman meydana gelmektedir.
Kesilmiş uvzuların incelenmesi sonucunda yaralanmaya uğrayan kısımların
sanki bir bıçakla yapılmışçasına keskin olduğu görülmüştür. Bazen,
motosiklet sürücüsü önünde duran bir araba gördüğünde ve zamanında
duramayacağını bilerek, çarpmaktan korunmak için motosikleti araca doğru yan
yan kaydırmaya çalışır. Bu gibi durumlarda motosikleti herhangi bir hasardan
korumak için bunun etkili olduğu belirtilmiştir. Ne yazık ki bu durumda
motosiklet sürücüsü, çenesi tampona asarak veya boyun eklemini kırarak
öndeki arabanın altına girer. Otomobil sürücüleri, motosiklet sürücülerini;ya
onların alçak profillerinden dolayı ya da motosiklet alışık olmadıklarından
görmezler. Otomobiller motosikletin önünden dönerler ve motosiklet de
arabaya çarpar. Bir kavşağa doğru giden otomobillerde motosikleti görmeme
hatasına düşerek ona çarparlar. Tecrübeli motosiklet sürücülerinden çoğu
araba süren bireylerin onları görmediğini bilir. Bireysel motosikleti içeren
kaza durumda motorsiklet kayabilir veya ters dönebilir. Taban ile kontak
zamanında ise yakıt tankı patlar, mekanik ve ısıya bağlı yaralanmalar
oluşabilir. Bisiklet Kazaları Bisiklet sürücülerini içeren kazalar, genelde
dikkatsizlik ve tecrübesizlik durumundan doğar. Sürücü aracın kontrolünü
kaybeder ve yere düşer. Genel olarak yaralanmalar yumuşaktır, fakat bazen
bunlar ciddi olduğu gibi kemik kırılmalarına veya bir takım yumuşak doku
lezyonlarına yol açarlar. İkinci durum genelde sürücünün derisi ile yol
yüzeyi arasındaki sürtünmeden ortaya çıkar. Sıcak havada bu yüzeyin
sıcaklığı, çocuğun hassas derisini yakmaya yol açabilir. Bisiklet
sürücülerine yabancı gelmeyen yaralanma çeşidi ise bisiklet tekerleğinde
gerçekleşebilir. Çocuk bisikletten düşer, bacağını ve ayağını bisiklet
telleri arasında zorlar. Benzeri kaza,arka tekerliğin üzerinde oturan veya
tutacak demirleri üzerinde seyahat eden yolcularda gerçekleşebilir. Sonuç
ise bacaktaki yumuşak dokuların ezilmesidir. Eğer bisiklet sürücüsü, motorlu
araç tarafından çarpılırsa, ilk önce aracın çarptığı yerde çarpmadan dolayı
bir yaralanmaya yol açar ve ikinci olarak yaya kaldırımı ile bisiklet
arasındaki çarpma noktalarından doğan yaralanmalar oluşur. Bunları
Biliyormuydunuz ? İlk motosikletin 1885 yılında yapıldığını Motosiklet yol
yarışları Dünya Şampiyonasının 1949 yılından beri yapılmakta olduğunu
Lastiklerin motosikletin en önemli aracı olduğunu; Yumuşak bileşimli
lastiklerin ısındıkça yere yapışıp kavrama gücünü arttırdığını;Ancak
lastikler aşırı ısınmaya başladığında, hız arttığında yada viraja
girildiğinde kayma tehlikesinin arttığını; Lastiğin yapımında çok sert
bileşimler kullanıldığında lastiğin aşınmasının önlenmiş olduğunu ancak
lastiğin yolu kavrama gücünün azaldığını
İlkyardım Gerektiren Diğer Durumlar* Kalp Krizi Şiddetli
göğüs ağrısına şok belirtileri eklenen bir kişinin kalp krizi geçiriyor
olabileceği düşünülmeli, sakinleştirilmeli, oturtulmalı ve nakledilmelidir.
Yüksek Ateşe Bağlı Havale Genellikle iltihabi hastalıklar arasında yükselen
ateşe bağlı olarak küçük çocuklarda ortaya çıkar. Beyin hücrelerinin yüksek
ısıda normal çalışmayıp kontrolsüz emiriler iletmesi sonucu bilinç kapanıp,
titreme-kasılmalar ortaya çıkar. Çocuğun üzerinin soyulması, ıslak
havlularla serinletilmesi ya da yıkanması yoluyla ateşi düşürülerek havale
durdurulabilir. Sara-Epilepsi Nöbeti Doğuştan ya da sonradan ortaya
çıkabilen, bir grup beyin hücresinin düzensiz emirler üreterek beyinin
çalışmasını geçici olarak bozması ile oluşan bir durumdur. Bilinç kaybı,
idrar kaçırma, çenenin kilitlenmesi, adalelerde kasılmalar görülür. Nöbet
sırasında solunumda bozularak ağızdan köpüklü tükürük akar. Kendiliğinden
düzelene kadar kişinin dilini ısırması ve başını bir yere çarpması
engellenir. Bu amaçla dişler arasına rulo yapılmış bir kumaş parçası ya da
mendil konur. Baş iki el ile kontrol altına alınır, altına yumuşak destekler
konur. Nöbetin sonlandığı görülünce hasta nakledilir. Hıçkırık Göğüs ve
karın boşluğunu ayıran solunumda rol alan diafram adlı adelenin düzensiz
kasılmasıyla ortaya çıkar peşpeşe ve uzun süre devam eden hıçkırık solunumu
aksatır ve kişiyi rahatsız eder. Soluğunu bir süre tutturmak ya da su
içirmek düzelmeyi sağlayabilir. Başarılı olmazsa bir torba yada poşet
içindeki hava kısa süre solunarak hıçkırık sonlandırılabilir.
SARA (EPİLEPSİ) NÖBETİ'NDE İLK YARDIM Hemen hepimiz sokak
ve caddelerde, kalabalık ortamlarda veya işyerlerimizde aniden yere düşen,
vücudunda yaygın kasılma ve titremeler gözlenen, ağzından tükürük benzeRi
köpüklü salgılar çıkaran kişiler görmüşüzdür. Böyle kişilerin etrafında
biriken insanların konuşmalarından anladığımız kadarıyla, ortada sara nöbeti
geçiren birisi vardır. Gerçekte sara dediğimiz rahatsızlık, tıp diliyle
epilepsi adı verilen beyindeki sinir hücrelerinden bir bölümününm diğerleri
ile koordineli olarak çalışmayarak kendiliklerinden bir takım uyarılar
üretmeleri sonucu oluşan bir sinir sistemi hastalığıdır. Epilepsi nöbetleri
esnasında, merkezi sinir sistemindeki koordinasyon bozukluğu nedeniyle bir
takım organlar istemsiz olarak fonksiyon gösterirler. Kol vebacaklarda
kasılmalar, çene kaslarında kasılma gelişebilir. Buna bağlı olarak kişi
dilini ısırabilir, solunuma yardımcı kaslardaki kasılmalar soluk alma
vermede düzensizlik yaratır, idrar tutmayı sağlayan kaslarda gevşeme
oluştuğu için idrar kaçırma gözükür. Bilinç kaybolur ve buna bağlı olarak
her türlü bilinçli algı kapanır. Bu durumdaki bir kişinin karşı karşıya
olduğu en büyük tehlike, hava yolunda gelişebilecek bir tıkanma yüzünden
solunum durması ve kasılmalar sırsındaki istemsiz kas hareketleri yüzünden
vücuttaki hareketli organlarda yaralanmalar meydana gelmesidir. Nöbet
geçiren kişiyi bu tehlikelerden korumak için; 1- Hava yolunu, başı alından
geriye bastırarak açık tutmak, 2- Eğer çene kaslarındaki kasılma yüzünden
çenesi kilitlenip kapanmadıysa ağız çene içine sert olmayan bir cisim
sokmak, (rulo haline getirilmiş kumaş havlu gibi) 3- Başını yere çarpmasını
engellemek için diğer el ile sabit tutmaya çalışmak, 4- Etraftaki kesici
delici cisimleri uzaklaştırarak kol ve bacaklarını yaralamasını önlemek
gereklidir. Epilepsi nöbeti başladığı gibi kendiliğinden sonlanır. Nöbet
sonrası kişi gevşemiş ve bilinci bulanık halde olur. Bazı durumlarda uykuya
bile kalbilir. Nöbet bittikten sonra kişiyi en yakın sağlık kurumuna
götürmek veya 112’ yi arayarak sağlık ekibinin olay yerine gelmesini
sağlamak doğru bir davranıştır. Bu tür olaylarda, etrafta toplanan
insanların nöbet geçiren kişinin ağzına kaşık, anahtarlık, tahta cisimler
sokmaya çalışması, soğan koklatması, kişiyi suyla ıslatması, kol ve
bacaklarına bastırarak kasılmaları önlemeye çalışması sık karşılaşılan ama
hiçbir faydası olmayan hatalı davranışlardır. Bu tür yaklaşımları engellemek
bile nöbet geçiren kişiye daha fazla yarar sağlayacaktır. KALP KRİZİ'NDE İLK
YARDIM Kalp krizi geçiren bir kişiyle karşılaşmak, ilkyardım hakkında
bilgisi olmayan herkes için sarsıcı bir deneyimdir. Öncelikle kişinin kalp
krizi geçirdiğine ikna olmak, bu nedenle en sık karşılaşılan belirtileri
ayırtetmek gerekir. Kişinin soğuk, soluk ve nemli bir cildi varsa, bilinci
kapalı ise, şiddetli göğüs, sırt veya omuz ağrısından şikayet ediyor ise,
kaygılı ve sıkıntılı bir ruh halinde ise, tansiyonu düştüğü için ayakta
durmakta güçlük çekiyorsa, solunumu düzensizleşmiş ve sıklaşmış, nabzı
hızlanmış ise kalp krizinden şüphe edilmelidir. Bu durumdaki bir kişiye
yaklaşım, olay yerine derhal bir sağlık ekibi çağrılması ile beraber
yürütülmelidir. İlk olarak kişiyi sakinleştirmek, hareket etmesine izin
verilmeden bulunduğu yerde yatar pozisyona getirmek, kravat, düğme, kemer,
fular gibi aksesuarları gevşetmek veya çıkarmak, temiz hava almasını
sağlamak için etraftaki olası kalbalığı dağıtmak iç mekanda ise pencere kapı
açmak, hiçbirşey yemesine ve içmesine izin vermemek, eğer varsa daha önceden
kullandığı veya yanında taşıdığı ilaçları dışında hiçbir ilaç vermemek
gerekir. Kriz geçiren kişinin sağlık ekibinin ulaşması mümkün olmayan bir
yerde bulunması halinde, kişi aynı pozisyonda derhal en yakın sağlık
kurumuna taşınmalıdır. Kesinlikle yürütülmemelidir. Kapl krizi; geçiren kişi
için hayati tehlike arzeden ciddi bir durumdur. Böyle bir durumda gerekli
eğitimi almamış insanların ilkyardım uygulamalarından olan suni solunum ve
kalp msajını uygulamaları son derece yanlıştır. Kişinin solunum ve
dolaşımını doğru bir şekilde değerlendirip gerekli uygulamayı yapmak, özel
bilgi ve beceri gerektirir. Bu yüzden ilkyardım eğitimi almamış kişilerin
olaya müdehaleye yaklaşımları buradaki bilgilerle sınırlı kalmalıdır.
Kırık, Çıkık ve Burkulma * Kırıklarda İlkyardım Çıkıklarda
İlkyardım Burkulmada İlkyardım Yüksekten düşen, üzerine bir cisim düşen,
trafik kazası geçiren kazazedelerde kırık, çıkık ve burkulmalara sıklıkla
rastlanır. Kırıklar, büyük kemik kırıklarında görülebilen iç kanamalar
dışında, hayatı doğrudan tehdit etmeyen olaylardır. Bununla birlikte, hatalı
yaklaşımlar sonucu bir boyun ya da omurga kırığı olan kazazede felç
kalabilir, kol yada bacak kemiği kırık bir kazazedede kol ve bacak damarları
ve sinirleri kesilip durum ağırlaşabilir, yerine takma çabası içine girilen
omuz çıkığı ameliyatla dahi düzelemeyecek hale gelebilir. Kırık, çıkık,
burkulma gibi kemik ve eklemi ilgilendiren olaylarda ilkyardımcının temel
hedefi, sorunlu vücut uzantısı ya da bölümünü hareketsiz hale getirerek,
kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek, ağrısız ve güvenli bir şekilde
naklini sağlamaktır. Kırıklarda İlkyardım Kemik bütünlüğünün çarpma ya da
düşme sonucu ortadan kalkmasına kırık denir. Kırık kemik parçaları cildi
delerek dışarıya çıkmış ise buna açık kırık, cilt sağlam ise kapalı kırık
olarak tanımlanır. Aşağıdaki maddelerin birkaçının varlığında kırıktan
şüphelenmek gerekir. - Düşme, üzerine düşme, çarpma tarif edilmesi - Sorunlu
bölgede hareketle ya da temasla çok şiddetlenen ağrı - İlgili vücut
bölümünde şekil bozukluğu, simetrinin kaybolması - Kırılma sırası ya da
sonrasında kırık sürtünme sesinin duyulmuş olması - Kırık bölgesinde şişlik,
morarma , - Kol ya da bacakta kısalma - Eklem olmayan bir yerde, eklem
varmış gibi açılaşma olması - Deriyi parçalamış kırık kemik ucunun dışarıdan
görülmesi - Hareket kısıtlılığı ya da hiç hareket ettirememe - İlgili
bölgede hissetmede azalma, uyuşma, karıncalanma - Dolaşımda aksama sonucu
soğuma Kırığı olan, ya da kırık şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken,
aşağıdaki ilkelere uymak gerekir: - Kırık olmadığına kanaat getirilmiş bir
kazazede kesinlikle yerinden oynatılmamalıdır. Kırık bölgenin hareket
ettirilmesi sonucu kırık parçanın keskin kenarı etrafındaki bir damar ya da
siniri kesebilir, kas dokusunu zedeleyebilir. - Kazazedenin oturması ya da
sağa sola kımıldamasına izin verilmez, kırık şüpheli bölge
hareketsizleştirilmeden taşıma yapılmaz. - Kaza ortamında hayatı tehdit eden
bir zararlı etkenin bulunmadığı her durumda kırığa müdahale bulunduğu
ortamda yapılır. - Kırık açık kırık şeklinde ve kopuk kemik parçaları
görünüyorsa parçalara dokunulmaz. - Kırıklı uzvun bileğinden nabız ve
bölgede kanama olup olmadığı kontrol edilmelidir. - Açık kırıklarda görünen
kemik parçasını içeri sokmaya, kemik uçlarım birleştirmeye, kol ya da
bacakta bozulmuş şekli düzeltmeye çalışmamak gerekir. - Kırıkla beraber
kanama-şok belirtileri varsa öncelikle bunlara müdahale edilir. - Boyun
kırıklarında hatalı taşıma ve gereksiz hareketler omurilik zedelenmesi
sonucu tüm vücutta felçle sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi ve
hareketsizleştirme hayati önem taşır. - Başa gelen darbeden sonra burun ve
kulaktan su gelmesi; gözlük şeklinde morarma, bayılma, uyku hali, nabız ve
solunum zayıflaması, gözbebeklerinde büyüklük farkı, püskürür tarz kusma,
kafa kemiklerinde çökme şeklinde şekil bozukluğu varsa; kafatasında kırıkla
beraber beyinde de sıkıntı var denektir. Acilen kazazedenin nakli gerekir. -
Sorunlu bölgenin hareketsizleştirilmesi, yani tespit edilmesi ağrıyı
azaltacak, kırık uçlarının çevre dokuları zedelemesini önleyerek, kırık
uçların birbirinden ayrılması ya da deriden dışarı çıkmasına engel
olacaktır. Böylece iyileşme de daha kolay olacaktır. - Tespit işlemi, kırık
kemikleri ilgilendiren iki eklemin sert-uzun bir cismin yardımıyla
hareketsiz hale getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak standart malzemenin
bulunmadığı yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler aramalıdır. Bir dal
parçası, katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya da şemsiye atelle
tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile tespitte, kemer, kravat,
gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak kullanılabilir. Hiçbir malzeme
bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık bacağa atel olabilir Kol ve
Bacakta kırık Çıkıklarda İlkyardım Bir eklemi meydana getiren kemiklerden
birinin, bir dış etki sonucu normalde bulunduğu yerden ayrılmasına çıkık
denir. Eklem bağlarının normalde izin vermeyeceği bir harekete zorlanan
kemik bağları, aralayarak ya da yırtarak yerinden uzaklaşır. - Eklemin ve
vücut uzantısının görünümünde bozukluk - Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da
tamamen ortadan kalkmış hareket - Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık
düşündürmelidir. Çıkmış bir kemiği, eklem boşluğuna ancak yetkili ve
deneyimli bir kişi yeniden yerleştirebilir. Yetkisiz kişilerce yapılan
denemeler ise damar-sinir sıkışmalarına, eklem bağlarının düzelemeyecek
ölçüde tahrip olmasına, sık sık çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı)
neden olabilir. İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya
ulaşana kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu amaçla
askı, atel ve sargı uygulamaları yapılır Burkulmada İlkyardım Eklem
bağlarının kopması, ya da kısmen zedelenmesine burkulma denir. Ağrı,
hassasiyet, şişlik ve morluk görülebilir. Zorlanan eklem buz torbası ve
benzer uygulamalarla soğutulur. Varsa, elastik bandaj uygulanarak şişlik
önlenmeye çalışılır. Zedeli eklem kullanılmadan ve hareket ettirilmeden,
mümkünse yukarıda tutularak taşınır.
Şok Değişik nedenlerle kalbin pompalama etkinliğinin
zayıflaması, ya da, damarlarda pompalanacak yeterli kan olmaması halinde,
ciltte, bilinçte ve kaslarda ortaya çıkan ilerleyici nitelikte belirtilerin
tümüne şok denir. Müdahale edilmezse, belirtiler ilerler, kişi ölebilir.
Aşırı kanamalar, ishal, yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve heyecan,
allerjik olaylar, aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir. Şok belirtileri:
- Soğuk, soluk, nemli deri - Eller ve ayaklarda soğuma, his kaybı - Nabız
sayısında artma, nabızın zayıflaması - Solunumun sayıca artması, ancak
yüzeyselleşmesi - Göz kararması, halsizlik - Bulantı, kusma - Huzursuzluk -
Aşırı susuzluk hissi, ağızın kurumasıdır. Başlangıçta açık ya da bulanık
olabilen bilinç, zamanla kapanabilir. Şokla mücadelede temel ilke, kan kaybı
varsa daha fazla kaybın önlenmesi, mevcut kanın daha hayati organlarca
kullanılması için uygun pozisyon verilmesidir. Şok pozisyonu için kazazede,
bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı ise, yan güvenli pozisyonda
yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı kaldırılır. Üzeri battaniye ile
örtülür ve 112’ye haber verilir. Bilinç Kaybı Beyine giden kan miktarının
azalması sonucu, beş duyu organından gelen uyarılara geçici olarak cevap
verememe haline bilinç kaybı, ya da bayılma denir. Bu durumdaki bir kişi,
sözle ya da dokunarak kendisine ulaşmaya çalışan ilkyardımcıya cevap
veremez, ancak, ağrı yaratan bir uyarana refleks karşılık verir. Basit
bayılmalar genellikle uzun süren açlıklar, ağır yorgunluk, uykusuzluk, ani
korku ya da acılar sonucu olarak ortaya çıkar. Bu durumdaki bir kazazedeye
ağızdan yiyecek, içecek verilmez, giysileri rahatlatılır, ayakları yukarıya
kaldırılır, kusma olabileceği için yan güvenli pozisyonda tutulur. Kendine
gelmeye başlayan kazazede hemen ayağa kaldırılıp, yürümeye zorlanmamalıdır.
Koma Bilinç kaybının en ileri durumu komadır. Sözlü uyaranlara ek olarak,
komadaki kişi ağrılı uyarılara da cevap vermez. Kolunun kuvvetli bir şeklide
cimdiklenmesine, hatta cildine batırılacak bir iğneye hiçbir tepki vermez.
Beyin hücreleri canlılığını hala koruyor olmakla beraber, hiçbir uyarıya
cevap çıkartamayacak ölçüde sıkıntıdadır. Koma Nedenleri: - Ağır kafa
darbeleri (kafada darbe izleri, nedensiz püskürür tarz kusma) - Beyin
kanamaları ve inme (cebinden tansiyon ilacı çıkabilir, yüz ve vücut
simetrisi bozuktur) - Beyin tümörleri (düzensiz, şiddetli baş ağrıları ve
çeşitli belirtiler) - Beyin zarının iltihabi hastalıkları (yüksek ateş,
ciltte döküntüler) - İlaç zehirlenmesi (etrafta boş ilaç şişesi ya da
enjektör, kusmukta ilaç) - Aşırı alkol alımı (nefesinde alkol kokusu) -
Karaciğer yetmezliği (ince, bitkin bir vücut, bazen şişmiş bir karın) - Üre
birikimi (cilt renginde değişiklik, zihinsel sorunlar, halsizlik) - Şeker
hastalığı (nefesi meyva kokar, kalp hızlı, cilt kuru ve sıcaktır, karın
ağrısı kusma) Komadaki kazazedenin özellikleri: - Yardım isteyemez, kolayca
zarar görebilir - Dikkatli incelenmezse öldüğü sanılabilir - Solunum ve
dolaşımın bozulma riski vardır - Soluk yolu her an tıkanabilir - Her an
kusabilir - Göz kapağı refleksi bozulmuştur - Öğürme ve öksürük refleksi
çalışmayabilir Komadaki kazazedeye müdahale ABC ile başlar. Solunum ve
dolaşım normal ise koma pozisyonunda (yan güvenli pozisyon) tutulur ve
nakledilir. Nedene uygun müdahalelerle yaşamı kurtulup, zaman içinde tamamen
normale de dönebilir. Elektrik Çarpması Elektrik çarpması evlerdeki pirizler-elektrikli
aletlerden kaynaklanan elektrik kaçakları, enerji iletim kablolarının
kopması ya da direklere tırmanılması, yıldırım düşmesi ile ortaya çıkabilir.
Deri üzerinde yanık, solunum ve dolaşım sisteminde bozukluk, bilinç kaybı
sonucu düşme ve buna bağlı kırıklar elektrik çarpmasının muhtemel
sonuçlarıdır. Elektrik çarpmasının damarlar üzerindeki etkisi, kalıcı, geç
ortaya çıkan sorunlar yaratabilir. Tellere asılı, ya da elektrik tellerine
temas halinde yerde yatarken bulunan kişide, elektrik çarpması
düşünülmelidir. Bazen kazazede bayılmadan önce kablodan ayrılmayı başarmış
olabilir. Kimi kısa süreli, düşük voltajlı elektrik çarpmalarında
kazazedenin bilinci açık olup, cilt üzerinde dahi hiç iz bulunamayabilir.
İlkyardım Müdahalesi Üç Aşamadan Oluşur: 1. Elektrik akımı şalterden
kesilmeli, bu yapılamıyorsa çıplak kablo ile kazazedenin teması iletken
olmayan bir cisim kullanılarak kesilmelidir. 2. Kaza ortamında hemen
ilkyardımın ABC’si kontrol edilmeli ve sağlanmalı, bilinç kaybı var ise koma
pozisyonu verilmelidir. 3. Yanık varsa bakımı yapılır, fiziksel ve
psikolojik olarak rahatlatılır, kazazede ayağa kaldırılmadan nakli sağlanır.
Düşmeye bağlı kırık varsa tespit işleminden sonra nakil gerçekleştirilir.
Donuk Aşırı soğuk ortamda uzun süre kalınması sonucu donma ortaya çıkar.
Kazazede halsiz, uykuludur. Donuk vücut bölümleri beyaz, sert, soğuktur.
Henüz donmamış kısımlar kızarık olabilir. Hareketleri ağır ve ağrılıdır.
Ciltte su dolu keseler görülebilir. Donmuş kısımlarda duyu kaybı vardır.
Karla ovuşturmak, masaj yapmak, kumaş parçaları sürterek ısıtmaya çalışmak,
sıcak odaya ya da sıcak suya sokmak, bandaj yapmak, cilde ilaçlar sürmek,
alkol ya da sigara vermek sakıncalıdır. İlkyardımcı önce kazazedenin ıslak
giysilerini çıkartıp kurumasını sağlamalıdır. Donmuş bölgeler temas,
sürtünme, doğrudan ısıdan korunmalı, yüksekte tutularak bir battaniye ile
sarılmalıdır. Isıtma işlemi yavaş ve aşamalı olarak yapılmalıdır. Ilık su bu
amaçla kullanılabilir. Kazazedeye ılık içecekler ve şekerli sıvı gıdalar
verilebilir.
İlkyardımın Amacı, Temel İlkyardım Uygulamaları *
İlkyardım uygulamalarının öncelik sırasıyla üç temel amacı vardır; 1-)
Yaşamı kurtarmak ve sürdürülmesini sağlamak 2-) Durumun kötüleşmesini
önlemek, 3-) Olanaklar ölçüsünde iyileşmeyi kolaylaştırmak. Yaşamı korumak
ve sürdürülmesini sağlamak için ilkyardımcı; İlkyardımın ABC'sini uygular
A-)Solunum yolunu açar; B-) Solunumu sağlar, C-) Dolaşımı sağlar Bir insanın
soluk yollarında bir tıkanma olması, kendiliğinden soluk alıp vermenin
bozulması, kalbinin durup damarlarındaki kan akışının kesilmesi dakikalar
içinde ölüme neden olacaktır. Bu nedenle, yaşamın devamın sağlayacak bu üç
girişim ilkyardımın ilk ve en önemli maddeleridir. Bu nedenle ilkyardımın
ABC ‘si olarak adlandırılıdr. İlkyardımın ikinci ve üçüncü amacına ulaşmak
üzere ilkyardımcı; Kanamayı durdurur, Gerekli sargıları yapar, Kırık ve
çıkıkları hareketsiz hale getirir, Kazazedeyi durumuna uygun pozisyona
getirir.