|
Küresel Isınma
Küresel ısınma Vikipedi, özgür ansiklopedi Git ve: kullan,
ara 1856-2004 arası küresel ortalama yüzey sıcaklığıKüresel ısınma, dünya
atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için
kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma
gelmiş ve önem kazanmıştır. Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama
sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki
yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı
üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir [1]. Küresel
ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir.
Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen
radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu
radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri
sürülmektedir. Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten
gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan
bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye
sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel
ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun
volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların
yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin
ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının
artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür. Bugün için bilim
çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının
artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit, yeşil
bitkilerin fotosentez olayında, karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda
çözünmesiyle, atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin
üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.
Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama
ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde
daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten
gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak
ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere
ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir
bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi
ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya
kaçar. Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması
sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir
katkıya yol açmaktadır. II. Dünya Savaşı sonrasında dünya nüfusu 2 kat, buna
karşılık enerji kullanımı 4 kat artmıştır. 1958 yılında atmosferdeki 315 ppm/m3
karbondioksit oranı 2004'te 379 ppm/m3 olmuştur. ABD dünya nüfusunun %4'üne
sahipken karbondioksit üretiminin %25'ini gerçekleştirmektedir. The Observer
gazetesinin Şubat 2004'te yayımladığı Pentagon'a ait Küresel Isınma
Raporu'na göre önümüzdeki 20 yıl içerisinde Avrupada birçok kıyı kenti sular
altında kalacaktır. Guardian gazetesinde 2004 yılında yer alan küresel
ısınma haritasına göre bundan en az etkilenen bölgeler Türkiye ve Ortadoğu
ile kıyı kesimleri hariç Kuzey Afrika'dır. Dünya'nın ısınma tarihçesi
[değiştir]Ölçümlere göre 1860-1900 yılları arasında, denizde ve karadaki
küresel sıcaklık her ikisinde de 0,75°C yükseldi. 1979'dan beri kara
sıcaklığı deniz sıcaklığının iki katı hızla yükseldi. Uydudan yapılan
sıcaklık ölçümlerine göre alt troposferdeki sıcaklık 1979'dan beri 0.12 ile
0.22°C arasında yükselmiştir. NASA'nın hesaplamalarına göre, güvenilir
ölçümlerin yapılabildiği 1800'lerden beri 2005 yılı, 1998'i geçerek, en
sıcak yıl olmuştur. Dünya Meteoroloji Organizasyonu ve BK İklim Araştırma
Biriminin hesaplamalarına göre ise 2005, 1998 yılının ardından hala ikinci
sıradadır. Nedenleri [değiştir]İklim sistemi içsel ve dışsal (insani
etkiler, güneş hareketleri ve sera gazları, vb.) nedenlerden
etkilenmektedir. İklimbilimciler (klimatolog) küresel ısınma konusunda
hemfikirdirler. Bu değişimin detaylı nedenleri açık bir araştırma alanıdır
ama bilimsel çoğunluk sera gazlarının son zamanlardaki sıcaklık artışının
başlıca nedeni olduğunu belirtmektedir. Atmosferdeki karbondioksit (CO2) ve
metan (CH4) oranlarındaki artış dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir.
CO2 oranındaki artış dünyanın yüzeyini ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların
erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular
almaktadır. Kara ve suların buza oranla daha az yansıtıcı olması güneş
ışınımı emilimini arttırmakta ve dolayısıyla buzullarda daha fazla erimeye
yol açmaktadır. Şubat 2007 tarihli BM Raporu [değiştir]Konu ile ilgili
Birleşmiş Milletler raporu, Fransa'nın başkenti Paris'te yapılan
Hükümetlerarası İklim Değişiklikleri Paneli'nde açıklanmıştır.[2] Raporda
küresel sıcaklık artışının olası etkileri aşağıdaki biçimde özetlenmektedir.
+2.4 derece: Su sıkıntısı başlayacak Kuzey Amerika'da kum fırtınaları tarımı
yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek. Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı
çekecek. Mercan kayalıkları yok olacak. Gezegendeki canlı türlerinin yüzde
30'u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. + 5.4 derece: Denizler 5
m. yükselecek Deniz seviyesi ortalaması 70 metre olacak. Dünyanın yiyecek
stokları tükenecek. + 6.4 derece: Göçler başlayacak Yüz milyonlarca insan
uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek. |
|